Perşembe , Kasım 8 2018
Son Dakika

MEVSİMLER VE İKLİM

 

MEVSİMLERİN OLUŞUMU
Yıl içerisinde ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış olmak üzere dört mevsim yaşanmaktadır. Dünya kendi ekseni etrafında ve Güneş etrafında olmak üzere iki şekilde hareket etmektedir. Dünya’nın Güneş etrafındaki dolanım süresi 365 gün 6 saattir. Dünya, Güneş etrafında eliptik bir yörüngede dolanmaktadır. Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönmesi 24 saatte tamamlanmakta, bunun sonucunda gece ve gündüz oluşmaktadır. Dünya’nın dönme ekseni 23o 27′ lık (23 derece, 27 dakika)bir açı ile eğik durmaktadır.
Güneş ışınları, Kuzey Yarım Küre’ye dik olarak geldiği anlarda, Güney Yarım Küre’ye eğik bir şekilde gelmektedir. Güneş ışınlarının dik geldiği anlarda yaz mevsimi yaşanırken eğik geldiği anlarda kış mevsimi yaşanmaktadır. Dünya, Güneş etrafında dolandığı için bir süre sonra Güneş ışınları bu defa Kuzey Yarım Küre’ye eğik, Güney Yarım Küre’ye dik gelmektedir. Böylelikle Kuzey Yarım Küre kışı yaşarken Güney Yarım Küre ise yaz mevsimini yaşamaktadır. Bu iki durumun arasındaki zamanlarda da ilkbahar ve sonbahar mevsimleri yaşanmaktadır.

İKLİM VE HAVA OLAYLARI

Güney Amerika’nın yağmur ormanlarında yılın her mevsiminde bol yağış görülmektedir. Burada, yılın her mevsiminde Güneş ışınları dik ya da dike yakın açılardan geldiği için hava sıcaklığı yüksektir. Yıllık ortalama hava sıcaklığı 20 °C’un üzerindedir. Havanın sıcak olması buharlaşma ve sürekli alçak basınç etkisini meydana getirir. Bunun sonucu olarak bol yağış görülür. Bir yerde uzun bir süre boyunca gözlemlenen sıcaklık, nem, hava basıncı, rüzgâr, yağış, yağış şekli gibi meteorolojik olayların ortalamasına iklim denir.
1.İklim Ve Hava Olayları Arasındaki Fark
Hava durumu, belirli bir yerde ve kısa bir süre içinde etkin olan atmosfer koşullarıdır. İklim ise geniş bölgelerde ve çok uzun zaman için aynı kalan ortalama hava şartlarıdır. İklim, bir bölgenin hava olayları bakımından karakterini tayin eder. Ancak bu genel karakterleri belirtirken önemli günlük hava tiplerini de göz ardı etmemek gerekir. Örneğin Ankara’da bir yaz gününde sabah hava açık ve sakin olduğu hâlde, öğle saatlerinde sıkıcı bir sıcak ortalığı basar, hava bulutlanır. Öğleden sonra gök gürültülü fırtınalı bir yağış görülür. Genellikle dolu yağar. Fakat bu hava tipi yaz boyunca hâkim olan tip değildir. Ankara’da yazlar genel olarak açık, az bulutlu, sıcak ve kuzeyden hafif rüzgârlı geçer. Bu iklim karakterini belirtmek için “Ankara yazın sıcak ve kuraktır.” denilir.
İklimlerin özelliklerini inceleyen bilim dalına klimatoloji (iklim bilimi), bu alanda çalışan bilim insanlarına da klimatolog (iklim bilimci) denir. İklim ve hava olayları arasındaki farkları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
 
2.Küresel İklim Değişikliği
Resimde görülen durum İstanbul Boğazı’nda 1954 yılında ortaya çıkan bir manzaradır. İnsanlar kuzeyden gelen buzul parçalarının etkisi ile Asya kıtasından Avrupa kıtasına deniz üzerinden yürüyerek geçebilmişlerdir. Günümüze geldiğimizde ise İstanbul’da boğazın donmasından öte, kar yağışı sık görülen bir hava olayı değildir. Hava sıcaklıklarındaki bu artış sadece ülkemize has bir durum değildir. 1998 yılı hem küresel ortalama hem de kuzey ve güney yarım kürelerin ortalamaları açısından, 1860 yılından beri yaşanan en sıcak yıl olmuştur. Peki, geçmişten günümüze ne değişti? Hava sıcaklıklarının artmasının nedenleri nedir? Hava sıcaklıklarındaki bu artışın ne gibi sonuçları vardır? İklimlerin yapısında meydana gelen küresel çaptaki değişimlere küresel iklim değişikliği denir.
Atmosferde birikerek Güneş ışınlarının tekrar uzaya yansımasını engelleyen atık gazlara sera gazları
denir. Bu olaya sera etkisi denir. Sera etkisi, küresel ısınmaya neden olur.
Bilim insanları tarafından tartışılan en önemli öngörüler arasında küresel iklim değişikliğinin nedeni olarak küresel ısınma gösterilmektedir. Fosil yakıt kullanımının artması, ormanlık alanların azalması ve sanayi tesislerinin atmosfere saldığı sera gazları atmosferde var olan doğal sera etkisini kuvvetlendirmektedir. Bunun sonucunda Dünya’nın yüzey sıcaklığı artmakta ve küresel ısınma gerçekleşmektedir. Küresel ısınma 19. yüzyılın sonlarında başlayıp 1980’li yıllardan sonra daha da belirgin hâle gelmiştir. Her yıl bir önceki yıla göre daha sıcak olmaktadır.
Sera gazlarının etkilerini dikkate alan en duyarlı iklim modelleri, küresel ortalama yüzey sıcaklıklarında 2100 yılına kadar 1-3.5 °C arasında bir artış, buna bağlı olarak kutuplardaki buzullarda erime ve deniz seviyesinde de 15-95 cm arasında bir yükselme olacağını öngörmektedir.
Ayrıca dünyanın her yerinde henüz tam anlamıyla yaşanmamış olsa da ekonomik, ekolojik ve sosyal yaşamda birtakım zincirleme etkilere neden olacak olması, küresel iklim değişikliğine karşı gerekli önlemlerin alınmasında, tüm ülkelerin, uluslararası iş birliğine gerekli duyarlılığı göstermesini gerektirmektedir.
Fen Hocası – KADİR‘e teşekkürler

Check Also

MEVSİMLERİN OLUŞUMU

Sami Yeşilyurt  Öğretmenime teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir