DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEM

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEM
Vücudumuzda organların çalışmalarını düzenleyen ve birbiriyle uyumlu olarak çalışmasını sağlayan başlıca iki kontrol sistemi vardır.

  1. Sinir Sistemi
  2. Endokrin Sistem (İç salgı bezleri)
SİNİR SİSTEMİ
İnsanda sinir sistemi;
  • Çok çeşitli ve karmaşık hayatsal faaliyetleri kontrol eder.
  • Organlar ve organ sistemlerinin uyumlu bir bütünlük içinde çalışmasını sağlar.
  • İç ve dış çevreden gelen uyartılara cevap verilmesini sağlar.
  • Bu görevleri uyartıların iletimi ve yönetim merkezi olarak gerçekleştirir.
  • Buna göre sinir sistemi iki kısımda incelenir.
  1. Merkezi sinir sistemi
  2. Çevresel sinir sistemi

Merkezi Sinir Sistemi

Sinirler ile getirilen uyartıların değerlendirildiği ve cevap verildiği;
  1. Beyin
  2. Beyincik
  3. Omurilik soğanı
  4. Omurilikten oluşur.
Beyin: Kafatası kemikleri içinde yer alan, iki yarım küreden meydana gelmiş, büyük oranda sinir dokudan oluşan bir organdır.
  • Duyu organlarından gelen uyarıları alır ve cevaplandırır.
  • Organların istemli hareketlerini yönetir.
  • Sol yarım küre; konuşma, yazma, anlama ve hatırlama eylemleri ile matematiksel işlemler gibi belirli bir düzende yapılması gereken işlerde kullanılır.
  • Sağ yarım küre; resim, harita, krokiler üzerinde düşünüp sonuç çıkarmamızı sağlar.
  • Ayrıca alışkanlık hareketleri (yüzme, araba kullanma, bisiklet kullanma) önce beyin tarafından denetlenir. Öğrendikten sonra omuriliğin denetimine geçer.
  • Vücut sıcaklığını, su dengesini, kan basıncını, uyku ve iştah ayarlayan merkezler de beyindedir.
Beyincik: Beynin arka tarafında, beyin ile omurilik soğanı arasında yer alır. Beyincik;
  • Kulaktaki yarım daire kanallarından aldığı mesajlara göre vücudun dengesini sağlar.
  • Kasların düzenli hareketleri de beyincik tarafından kontrol edilir. Örneğin, beyinciği çıkarılan köpek sağa sola çarparak ölür.
Omurilk Soğanı: Beyin ile omurilik soğanı arasında, omuriliğin devamı gibidir. Omurilik soğanı;
  • Omurilikten gelen sinirler, Omurilik soğanından geçerek beyne ulaşır.
  • Omurilik soğanında; kalp atışı, öksürme, çiğneme, emme, solunum, yutma, idrar çıkarma gibi refleksler kontrol edilir.
Omurilik: Omurga kanalının içinde uzanan düz ve beyaz renkli sinir tellerinden oluşan bir organdır. Omurilikten sağ ve sol tarafa doğru çapraz olarak 31 çift sinir çıkar. Bu sinirlerden;
  • Vücudun sağ tarafından gelen sinirler beynin sol yarım küresine,
  • Sol tarafından gelen sinirler ise beynin sağ yarım küresine gider.
Omurilik;
  • Beyinden gelen istemli hareket emirlerini organlara, organlardan gelen uyartıları da beyne iletir.
  • Refleks hareketlerinin merkezidir.
  • Alışkanlık hareketleri dediğimiz kazanılmış refleksler de omurilik tarafından denetlenir. Örneğin; dans etmek, yüzmek, piyano çalmak, araba kullanmak gibi hareketler başlangıçta beyin tarafından yönetlir. Öğrendikten sonra omurilik devreye girer.

Çevresel Sinir Sistemi

Beyinden ve omurilikten çıkan, onları vücuttaki bütün alıcı ve uyarılan dokulara bağlayan sinirlere çevresel sinir sistemi denir.

Sinir Hücreleriyle Mesaj ve Emirlerin İletilmesi

Sinir hücresinin, taşıdığı uyartılara göre iki çeşidi vardır. Bunlardan bir kısmı istemli, bir kısmı ise istemsiz hareketlerle ilgili uyartıları iletir. İletimde;
  • Duyu organlarından gelen uyartılar, sinirlerin duyu organlarındaki uçlarını etkiler.
  • Uyartı sinir boyunca ilerleyerek ilgili merkeze gelir.
  • Uyartılar sinirler üzerinde meydana gelen kimyasal değişmeler ve elektrik akımı yoluyla hızla omurilik veya beyne gider.
  • Omurilik ve beyindeki sinirler vücudumuzdaki duyu organlarından gelen mesajlardaki bilgileri değerlendirir.
  • Değerlendirme sonucunda bir tepki oluşur. Bu tepki emir şeklinde sinirler yoluyla kaslara veya ilgili organlara iletilir.
  • Beyne mesaj getiren sinirlere duyu sinirleri, emirleri ileten sinirlere ise hareket (motor) sinirler denir.
Refleks
Duyu organlarına yapılan ani ve güçlü uyartılara, hareket organlarındaki çizgili kaslar yardımıyla gösterilen ani tepkilerdir. Refleksler omurilik tarafından yönetilir ve bilinçsizce yapılır. Refleksleri iki kısımda inceleyebiliriz.
 
1.Doğuştan kazanılan refleks
Doğuştan gelir ve kalıtsaldır.
  • Göz bebeğinin ışık şiddetine göre büyüyüp küçülmesi,
  • Göz kapağının kırpılması,
  • Diz kapağına, vurulduğunda ayağımızın sıçraması,
  • Öksürme, aksırma gibi refleksler doğuştan vardır
2.Sonradan kazanılan (şartlı) refleksler
  • Sonradan öğrenilerek kazanılır ve kalıtsal değildir
  • Limon yiyen birinin karşısında bulunan kimsenin ağzının sulanması
  • Bisiklet sürmek, otomobil kullanmak, dans etmek
  • Sirk hayvanlarının müzikle ya da belli komutlarla istenilen hareketleri yapması gibi örnekler verilebilir

İÇ SALGI BEZLERİ (ENDOKRİN SİSTEM)

Vücuttaki iç salgı bezleri, sinir sistemi ile birlikte denetleyici ve düzenleyici sistemi oluşturur. Sinir sistemi hızlı ve kısa süreli çalışırken, iç salgı bezleri yavaş ve uzun süreli çalışır.

  • Besler hormon adı verilen kimyasal maddelerin doğrudan kana salgılar
  • Hormonlar, canlının vücudunun iç ve dış değişikliklere karşı korurlar
  • Endokrin sistem meydana getiren başlıca iç salgı bezleri; Hipofiz, Tiroid, Böbrek üstü bezleri, Pankreas ve Eşeysel bezler dir.

Hipofiz Bezi

  • Büyüme hormonu salgılayarak büyümeyi sağlar.
  • İç salgı bezlerinin çalışmasını denetler ve düzenler.
  • İç salgı bezleri ile sinir sistemi arasında uyumu sağlar.
  • Çocukluk yaşlarında az salgılanırsa cücelik, çok salgılanırsa devlik görülür.

Tiroit Bezi

  • Salgıladığı tiroksin hormonu ile büyüme ve gelişme gibi kimyasal olayları düzenler.
  • İyot olmadan tiroksin salgılanamaz. Vücuda yeterince iyot alınmıyorsa tiroit bezi tiroksin hormonu üretmek için zorlanır. Bu nedenle büyüyerek guatr adı verilen rahatsızlığa neden olur.
  • Tiroit bezi, kandaki kalsiyum miktarını kontrol eden kalsitonin hormonunuda salgılar.

Böbrek Üstü Bezi

Aldosteron ve adrenalin hormonlarını salgılar. Adrenalin; korku, heyecan, öfke anında metabolizmayı hızlandırır. Aldosteron hormonu kandaki mineral oranını düzenler.
Adrenalin hormonunun aşırı salgılanması halinde;
  • Kan basıncı artar.
  • Kalp atışı hızlanır.
  • Kan şekeri yükselir.
  • Damarlar genişler
  • Göz bebeği büyür.

Pankreas

İnsülin ve glukagon hormonlarını salgılar. İnsülin hormonu kan şekerini düşürür. Glukagon hormonu kan şekerini yükseltir.
  • İnsülin hormonu az salgılanırsa kan şekeri normalin altına düşer. Şeker hastalığına neden olur.
  • İnsülin fazla salgılanırsa kan şekeri normalin altına düşer.
Eşeysel Bezler
Erkek ve dişi bireylere özel, farklı hormonlar salgılayan bezlerdir. Bu bezler;
  • Dişi bireylerde yumurtalık,
  • Erkek bireylerde testislerdir.
  • Testislerden salgılanan eşeysel hormonlardan en önemlisi testosteron‘dur.
  • Yumurtalıktan salgılanan kadınlık hormonu ise östrojen‘dir.
  • Testosteron hormonu erkeklere özgü özelliklerin oluşmasını sağlar.
  • Östrojen  hormonu kadınlara özgü özelliklerin oluşmasını sağlar.
  • Fen Hocası – KADİR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir