Perşembe , Kasım 8 2018
Son Dakika
Ana Sayfa / Konu Anlatımları / 7. Sınıf Konuları / 3. Ünite Konuları: / MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ

MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ

    Atomun Yapısı

Maddelerin gözle görülmeyen (bölünmeyen) en parçasına atom denir.

Atom kendinden başka hiçbir fiziksel ya da kimyasal metotlarla kendinden farklı atomlara dönüşemezler.
Atomda (+) yüklü protonalar, (-) yüklü elektronlar ve yüksüz nötronlar bulunur.
Atom çekirdek ve elektron olmak üzere iki temel parçacıktan oluşur.

Atomlar  Atomik yapı

Çekirdek:
Atomun merkezini oluşturur. Hacim olarak çok küçük(1/10000) olmasına karşın tüm ağırlığın(1/1840) toplandığı kısımdır.

Protonlar:
Bir element için proton sayısı sabittir. Elementin tümünü ve tüm özellikleri belirleyen protondur.Proton sayısı değiştiğinde elementin türü ve tüm özelliği değişir.”p” harfiyle gösterilir.

Maddenin Yapısı –        

Bilim adamları varlığını bildikleri ama göremedikleri atom hakkında dolaylı yollardan bilgi sahibi olmaya çalışmışlardır. Bu dolaylı bilgilere birtakım deneyler yaparak ulaşmışlardır. Bu çalışmalar sonucunda elde edilen bilgileri açıklamak için çeşitli bilimsel modeller ileri sürmüşlerdir. Her yeni model bilimin geliştirilmesine katkı sağlamıştır. Modeller, yeni deneylerin sonuçlarını açıklamada yetersiz kaldığı durumlarda geliştirilir veya yeni modeller ortaya konulur. Bilimsel modeller gerçeğin kendisi değildir, ancak gerçeği anlamamıza yardım eder. Bilim adamlarının geçmişten günümüze kadar geliştirdikleri atom modelleri şöyledir.

M.Ö 400’lü yıllarda Democritus (Demokritus), maddenin küçük parçalara bölünmesi işleminin sonsuza kadar sürdürülemeyeceğini, maddenin bölünemeyen çok küçük taneciğinin olması gerektiğini söylemiş ve bu taneciğe bölünemeyen anlamında atom ismini vermiştir.

Democritus’tan sonra 19.yüzyılın başlarında John Dalton (Can Dalton), atom konusunda ilk bilimsel yaklaşımı gerçekleştirdi.

Dalton’a göre atomlar, içleri dolu ve parçalanamayan berk kürelere benzemektedir.

1897 yılında Joseph John Thomson (Jozef Con Tamsın), atomun daha küçük parçacıklardan oluştuğunu buldu. Atomu üzümlü keke benzettiği bir modelle açıkladı.
Bu modeldeki keki pozitif yüklere, üzümleri ise negatif yüklere benzetti. Bu sayede atomun parçalanamadığı fikrini çürüttü.

Atomun yapısının açıklanması hakkında, önemli katkıda bulunanlardan biriside Ernest Rutherford’ (Ernes Radırfort)’tur.

Thomson atom modelinde protonların ve elektronların rastgele mi yoksa belli bir düzene göre mi durduklarını araştırmak için deneyler yaptı ve deneylerinin sonucunda pozitif yüklere proton, pozitif yükün bulunduğu kısma ise, çekirdek adını verdi. Elektronların ise çekirdeğin çevresinde gezegenlerin Güneş çevresinde dolandığı gibi döndüklerini söyledi. Bunun sebebi olarak da çekirdekle elektronlar arasında çekim kuvveti olduğunu ve elektronların çekirdeğe düşmemeleri için tek çare çekirdeğin çevresinde dönmeleri gerektiğini ifade etmiştir. Geliştirdiği bu atom modeliyle Nobel kimya ödülünü kazanmıştır.

Niels Bohr (Nil Bor)’da elektronların çekirdeğin çevresinde rastgele dönmediğini, çekirdeğe belirli uzaklıklardaki katmanlarda döndüğünü ifade etmiştir. Bu açıklama sıyla Nobel fizik ödülü kazanmıştır.

Eski atom modelleri günümüzde geçerliliğini yitirmiştir ama bu modeller olmasaydı bugün atom hakkında sahip olduğumuz bilgiye ulaşamazdık. Bohr atom modelinden sonra günümüzde geçerli olan Modern Atom Teorisi’ne göre yeni bir atom modeli geliştirilmiştir. Bohr atom modelinde elektron ile ilgili bazı olgular daha somut açıklandığı için günümüzde hâlen kullanılmaya devam edilmektedir. Modern atom teorisine dayalı olarak geliştirilen atom modeli bugün atom ile ilgili problemlerimizi çözmede yeterli olmasına rağmen belki gelecekte yeni atom modelleri karşımıza çıkabilir.

Modern Atom teorisi

Günümüzde artık atomla ilgili çok daha fazla bilgiye sahibiz. Çekirdekte sadece proton değil yüksüz olan nötron taneciği de bulunduğunu ve elektronların çekirdek etrafında hareket ettiklerini biliyoruz. Peki, bu elektronlar katmanlarda oldukları yerde mi hareket etmektedir? Modern atom teorisine göre elektronlar çok hızlı hareket
ettikleri için sabit bir yerleri yoktur. Bu nedenle modern atom teorisinde katman kavramından söz edilmemektedir. Elektronların bulunduğu yerler kesin olarak tespit edilemediği için sadece nerelerde bulunabileceği tahmin ediliyor. Elektronun bulunabileceği ve hareket ettiği alanı sineğin asılı lambanın çevresinde döndüğü alana ya da bir vantilatör çok hızlı çalıştığı zaman vantilatörün kollarının görülememesine benzetebiliriz.
İşte elektronların bulunabilecekleri bu kısımlar elektron bulutu olarak adlandırılır.

Oktet kuralı ne demektir?
Bir atomun elektron vererek ya da elektron alarak son katmanlarını sekize tamamlamasına oktet kuralı denir.Dublet kuralı ne demektir?
Elektron sayısı az olan atomlar son katmanlarını ikiye tamamlar. Buna dublet kuralı denir.İyonik Bağ nedir?
Farklı element atomları arasında elektron alış verişi sonucu gerçekleşen bağa iyonik bağ denir.

Kovalent Bağ nedir? Kovalent Bağ ne demektir?
Aynı veya farklı cins atomların elektronlarının ortaklaşa kullanılması sonucu oluşan bağa kovalent bağ denir.

Homojen karışım, heterojen karışım, çözelti

maddenin iç yapısına yolculuk ile ilgili görsel sonucu

Karışımlar heterojen ve homojen olmak üzere ikiye ayrılır.
Salata, çamurlu su, su-zeytinyağı gibi karışımlar heterojen karışımlardır.

Bir karışımda karışımı oluşturan maddelerin dağılımı her yerde aynı değilse bu tür karışımlara heterojen karışımlar denir.
Tuzlu su, kolonya, çay, maden suyu gibi karışımlar homojen karışımlardır.

Homojen karışımlara çözelti de denir. Homojen karışımlarda karışımı oluşturan maddelerin dağılımı her yerde aynıdır.

Heterojen karışımda, karışımı oluşturan maddeleri gözümüzle ayırt edebilirken çözeltilerde ayırt edemeyiz. Örneğin tuz ile suyu karıştırdığımız zaman tuz su içinde dağılır.
Tuzu gözümüzle göremeyiz ama tadına baktığımız zaman tuzun tadını alırız.


Çok Atomlu İyonlarElektron alışverişi yapan atomlara İYON denir.

İyonlar tek atomlu olabileceği gibi çok atomlu iyonlar da vardır.

Çok Atomlu İyonların İsimleri ve Formülleri
NH4+ ……………………………………… Amonyum
PO43- ……………………………………. Fosfat
NH3- ……………………………………… Nitrat
CO32- …………………………………….. Karbonat
SO42- …………………………………….. Sülfat
OH-……………………………………….. Hidroksit
H3O+…………………………………….. Hidronyum

Burada verilen çok atomlu iyonlardan başkaları da vardır. Yukarıda verilenler sıkça kullanılan iyon türleridir.

 

Elementler son katmanlarını doldurmak isterler.
Tüm elementler içinde sadece 6 tanesinin son katmanı tamamen doludur.
Diğer elementler katmanlarını doldurmak için başka elementlerle bir araya gelerek bileşikleri oluşturur.Nötr: Elektron alış verişi yapmamış atom. Ne artı ne de eksi.
İyon: Atomların nötr olmayan halidir. Atom ya elektron almıştır ya da elektron vermiştir.
Katyon: Atomun artı yüklü iyon halidir. Atom elektron vermiştir.
Anyon: Atomun eksiyüklü iyon halidir. Atom elektron almıştır.

Bir atomun iyon yükünün + veya – olduğu proton ve elektron sayıları arasındaki farka göre hesaplanır.

Elementlerin iyon yükleri sembollerinin üst bölgelerine sayı ve işaretleriyle beraber yazılır.
Örneğin;
+2 yüklü kalsiyum iyonunun gösterilişi:    …………………..  Ca2+
-3 yüklü azot iyonunun gösterilişi: ………………….. N3-
+1 yüklü sodyum iyonunun gösterilişi: ………………….. Na+
-1 yüklü klor iyonunun gösterilişi: ………………….. Cl-

 

Atomların İyon Değerleri

Tüm elementler son katmanlarını tam olarak doldurmak ister. Doğada bulunan elementlerin sadece 6 tanesinin son katmanı tamamen doludur. Diğer elementler son katmanlarını doldurmak için elektron alışverişi yaparlar.

Kararlı Element Nedir?
Bir elementin son katmanı tamamen doluysa bu element KARARLIdır.
Bir elementin kararlı olması başka elementlerle bileşik yapmak istememesi, ‘kendi haline olması’ anlamına gelir.
Yani kararlı atomlar elektrona ihtiyaç duymadıkları için kendi kendilerine yeterler.

Soygaz ya da asal gaz olarak bilinen 6 elementin son katmanları tam olarak doludur. Bu elementler doğal olarak kararlıdır.

Kararlı Olmayan Atomlar
Bu atomların son katmanları tam dolu değildir.
Tüm atomlar tıpkı soygazlarda olduğu gibi son katmanlarını doldurmak ister. (Soygazlara benzemek ister)
Örneğin Sodyum elementinin 11 elektronu vardır. Bu elementin son katmanında 1 elektron bulunur.
O halde Sodyum kararlı değildir.

Bu 1 elektronunu başka bir atoma vererek fazlalıktan kurtulur ve sodyuma  tam dolu  olan 3. katmanı kalır.
Bu sayede Sodyum KARARLI hale gelir.

kararlı ve kararsız elementler ile ilgili görsel sonucu

İlk 20 elementin kararlı iyon yükleri
Elementler kararlı hale geçerken elektron alır veya elektron verir demiştik.
Bir atom elektron almamış veya vermemişse iyon yükü yoktur.(nötr atom)

Ama elektron alışverişi yaptığında artı ve eksi yüklerle yüklenirler.
Eğer elektron alınıyorsa atom eksi yüklü,
Eğer elektron veriliyorsa atom artı yüklüdür.

Aşağıda ilk 20 elementin kararlı hale geçmek için kaç elektron alacakları veya kaç elektron verecekleri ve sonrasında iyon değerleri gösterilmiştir.

Yukarıdaki şekli incelediğimizde elektron sayısı 20 olan Kalsiyumun son katmanında 2 e bulunur. Kalsiyum ya 6 elektron daha alarak 4. katmanını tam dolu yapacak, ya da 2 elektronunu vererek geriye tam dolu 3. katmanı kalmasını sağlayacaktır.
Kolay olan 6 elektron almaktansa 2 elektron vermek olduğu için kalsiyum 2e verir ve kararlı hale geçer.
Eksi yüklü 2 elektronun gitmesi kasiyumu +2 yüklü hale getirir.

17 elektronlu Klor atomuna baktığımızda son katmanında 7 elektron vardır. Klor kararlı hale geçmek için ya 1 elektron alacak, ya da 7 elektronunu verecektir.
1 elektron almak daha kolay olduğu için klor başka bir atomdan 1 elektron alır ve kararlı hale geçer.
Eksi yüklü 1 elektronun gelmesi Kloru -1 yüklü hale getirir.

Soygazlar kararlı olduğu için + veya – yük almazlar. Elektron alışverişi yapmazlar.

Elementlerin iyon yükleri sembollerinin üst bölgelerine sayı ve işaretleriyle beraber yazılır.
Örneğin;
+2 yüklü kalsiyum iyonunun gösterilişi: ………………….. Ca2+
-3 yüklü azot iyonunun gösterilişi: ………………….. N3-
+1 yüklü sodyum iyonunun gösterilişi: ………………….. Na+

                          Element Nedir? Yaygın Olarak Kullanılan Elementler                                                                                                                                                                              Molekül nedir? Moleküllere Örnekler                                                                                                                              Molekül, birbirine bağlı gruplar halindeki atomların oluşturduğu kimyasal bileşiklerin en küçük temel yapısına verilen addır.

İki ya da daha fazla atom birbirleri ile kimyasal bağ yaparlarsa molekülleri oluştururlar.
Atomların aynı ya da birbirinden farklı olmasının bir önemi yok.

İki ya da daha fazla elementten oluşan moleküller, bileşik olarak adlandırılır.
Su, kalsiyum oksit ve glukoz; bileşik olan moleküllerdir.
Bütün bileşikler moleküldür ama bütün moleküller bileşik değildir.

Molekül ne değildir ? 

Tek atomlu elementler molekül değildir. Tek bir oksijen atomu O, bir molekül değildir.
Oksijen, başka bir oksijen atomu ile (O 2, O 3 gibi) ya da farklı bir element ile (karbondioksit, CO2 gibi) bağ yaptığında molekül oluşur.                            Karışımlar – Konu Anlatımı                                                                                                                                                  Karışım Nedir?
İki veya daha fazla madde aralarında kimyasal bağ olmadan bir araya gelirse bu karışım olur.
Örneğin tuz ve şekeri bir kaba koyarsak aralarında kimyasal bağ gerçekleşmez. Tuz hala tuz, şeker hala şekerdir. Sadece iç içe geçmiş durumdadırlar.
Soluduğumuz hava da bir karışımdır.
Havada Azot, Oksijen, karbondioksit gibi gazlar bulunur.

Yukarıda hava karışımının içinde bulunan tanecikler görülmekte. Hava çeşitli bileşik ve elementlerden oluşmuş bir karışımdır.

 

        Bileşik Nedir? Bileşik Örnekleri                                                                                                                                                                                                                                              

Yukarıda hava karışımının içinde bulunan tanecikler görülmekte. Hava çeşitli bileşik ve elementlerden oluşmuş bir karışımdır.
                          Karışımı oluşturan tanecikler birbirinden ayrıdır, yani aralarında bağ yoktur.

Doğadaki çoğu madde karışım özelliğindedir.
Örnek verecek olursak yiyeceklerin neredeyse tamamı, hava, çeşme suyu, denizler, toprak, tahta, ağaçlar vb. birer karışımdır.

Gördüğümüz gibi doğadaki maddelerin büyük çoğunluğu karışım halinde bulunur.

Karışımların Özellikleri

Karışımı oluşturan maddeler kimyasal özelliklerini kaybetmez.
Karışımlarda fiziksel değişim gerçekleşir.
Karışımların belirli bir erime-kaynama noktası yoktur.
Karışımların belirli bir birleşme oranı yoktur.
Karışımlar formül veya sembolle gösterilmez.
Karışımı oluşturan maddeler fiziksel yollarla ayrılabilirler. Bu yöntemler buharlaştırma, süzme, eleme, suda yüzdürme, mıknatısla çekme, ayrımsal damıtma, ayırma hunisi vb.                                             Karışım türleri

Heterojen Karışım – Adi Karışım                                                                                                                                        Karışımı oluşturan maddeler karışımın her yerinde eşit olarak dağılmıyorsa bu tür karışımlara heterojen karışım denir.
Heterojen karışım her yerinde aynı özelliği göstermez.
Örneğin kum ve su karışımını düşünelim.
Kum dibe çöker su ise üstte kalır. İki madde tam olarak birbiri içinde dağılmaz. Karşımın üstünde su altında ise kum vardır.

Heterojen Karışıma Örnekler
Toprak, Tebeşir tozu+su, sıvı yağ+su, tuz+şeker, çorba, yemekler, odun talaşı su karışımı vb.                 Homojen Karışım – Çözelti                                                                                                                                                     Karışımı oluşturan maddeler karışımın her yerinde eşit olarak dağılmışsa bu bir homojen karışımdır.
Homojen karışım her yerinde aynı özelliği gösterir.
Örneğin çeşme suyu, su ve minerallerden oluşan bir karışımdır.

Bir bardak suyu düşünelim. Bardağın üstü, altı, sağı solu, yani, her yerinde aynı özellikte su bulunur. Demek ki çeşme suyu homojen bir karışımdır.

Homojen Karışıma Örnekler
Tuzlu su(karıştırılmış), şekerli su, kola, gazoz, hava, metal alaşımları (çelik, pirinç, lehim), kolonya, sirke, tentürdiyot, çeşme suyu.

Homojen karışımlarda yani çözeltilerde karışımın çok iyi gerçekleşmesinin nedeni karışımı oluşturan maddelerden birinin diğerinin çözmesidir.
Örnek verirsen tuzlu suyu düşünelim.
Su, tuzu içinde çözer. Yani homojen şekilde karıştırır.                                                                                                  Çözücü ve çözünen örnekleri:
Tuzlu su ————  Çözücü : Su,  Çözünen : Tuz
Mürekkepli su —– Çözücü : Su,  Çözünen : Mürekkep
Çay  —————– Çözücü : Su,  Çözünen : Çay
Çeşme suyu  ——- Çözücü : Su,  Çözünen : Mineraller

Çözücü ve çözüneni bulurken zorlanırsak şu önemli noktaları hatırlamalıyız:

Sulu çözeltilerde su her zaman çözücüdür.
Su olmayan çözeltilerde karışımda hangi maddenin oranı daha fazlaysa çözücü o maddedir.                A- ELEKTROLİT ÇÖZELTİ
Elektrik akımını iletebilen çözeltilerdir.
Limonlu su, tuzlu su, sirkeli su elektrolittir.
Elektrolit çözeltilerde çözünen madde +, – yüklü iyonlara ayrışarak çözünür. İletkenliğin nedeni budur.

B- ELEKTROLİT OLMAYAN ÇÖZELTİ
Elektrik akımını iletmeyen karışımlardır.
Şekerli su, alkollü su, hava elektrolit değildir.
Elektrolit olmayan çözeltilerde çözünen madde yüksüz moleküllere ayrılarak karışır. Bu nedenle elektriği iletmez.

2. Çözünen Madde Miktarına Göre Karışımlar

A- DERİŞİK ÇÖZELTİ
İçinde çözünen madde daha çok olan çözeltidir. Örneğin aynı miktarda iki bardak çaydan içine daha fazla şeker koyulan diğerinden daha derişiktir.

B- SEYRELTİK ÇÖZELTİ
Seyreltik Çözelti içinde çözünen miktarı az olan karışımdır.
Aynı miktardaki iki bardak çaydan içine daha az şeker atılan seyreltiktir.

3. Fiziksel Hale Göre Çözeltiler

Çözeltileri oluşturun karışımlar katı-sıvı-gaz olabilir.
Örneğin şekerli su çözeltisi bir katı-sıvı çözeltisidir. Şeker katı, su ise sıvıdır                                                  Bileşiğin tanımı:
İki veya daha fazla elementin bir araya gelip, özelliklerini kaybederek oluşturdukları yeni maddeye BİLEŞİK denir.

Bileşikler Atomlardan oluşur.
Fakat bu atomlar belirli şartlarla bir araya gelmelidir.
Sodyum (Na) bir atomdur:
Tek başına bileşik oluşturamaz.
Örneğin Klor(Cl) atomuyla birleşirse,
Sodyum Klorür (NaCl) bileşiğini oluşturur.

Bileşiklerin Özellikleri

İki veya daha fazla atomdan oluşur.
Bileşik oluşurken kimyasal değişim gerçekleşir.
Bileşiği oluşturan atomların kimlikleri değişir.
Bileşiği oluşturan atomlar belli oranlarda birleşir.
Bileşiği oluşturan atomlar kimyasal yollarla birbirinden ayrılabilir.
Bileşikler formüllerle gösterilir.
Saf maddedirler.
Belirli bir erime kaynama noktaları vardır.

Bilinen 120′ye yakın atom çeşidi olmasına karşın sayılamayacak kadar çok bileşik vardır.
Atomlar 2′li, 3′lü, 4′lü veya çok daha fazla sayıda birleşerek bileşikleri oluştururlar.

Check Also

MADDENİN TANECİKLİ YAPISI

MADDENİN TANECİKLİ YAPISI MADDE VE YAPITAŞLARI Çevremizdeki varlıklar arasında kütlesi olan ve boşlukta yer kaplayan ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

istanbul escort-