Cuma , Haziran 15 2018

Güneş, Dünya ve Ay

Güneş sadece güneş sistemimizin merkezinde yer almaz, hayatımızın da merkezini oluşturur. Dev bir enerji santrali olarak bize ışık ve ısı sağlar.

Bütün yıldılar gibi, Güneş de sıcak gazlardan oluşmuş bir küredir. Çapı Dünya’nınkinden 109 kat büyüktür. Güneş esas olarak hidrojenden oluşur, ama çok az miktarda helyum ve çeşitli diğer ağır elementler de içerir.Güneş’in Yapısı ve Özellikleri ile ilgili görsel sonucu

Güneş’in İç Yapısı :

Güneş’in çekirdek bölgesinde gaz kendi ağırlığı altında güçlü biçimde sıkışır ve yaklaşık 15 milyon derece düzeyinde bir sıcaklığa kadar ısınır. Hidrojen atomları çarpışarak hidrojen çekirdeklerine ve elektronlara ayrılır. Hidrojen çekirdekleri kaynaşarak helyum çekirdeklerine dönüştüğünde büyük miktarda enerji sağlar.

Bu nükleer füzyonla salınan enerji nötrino (kütlesiz ve etkileşimsiz bir parçacık) biçimindedir ve doğrudan Güneş’in dışına taşınır. Radyasyon enerjisinin bir kısmı Güneş’in içindeki bir bölgeyi ısıtmaya gider; çünkü enerji gaz kabarcıklarını ısıtır. Bunlar yükselir ve fotosfere, yani Güneş yüzeyinin gözle görülebilir dış bölgesine enerji salar. Ardından soğuyup çöker. Fotosferde yüksek enerjili fotolar emilir ve ışın olarak yeninden saçılır.gunes Güneşin akıbeti bugün gökyüzünde gözlediğimiz Helix bulutsusu gibi bir gezegenimsi nebula ile sonuçlanacak. Fotoğraf Anglo- Avustralya teleskopu ile alınmıştır.

Güneş’in Dış Katmanları Nelerdir ?

1- Işıkküre (Fotosfer)

2- Renkküre (Kromosfer)

3- Taç (Korona)

Göz kamaştırıcı fotosferin çevresindeki iki katman neredeyse saydamdır ve ancak bir güneş tutulması sırasında görülebilir. Bu durumda kromosfer solgun bir kırmızı parıltı olarak seçilirken, beyazımsı taç aşınmış bir çelenk biçiminde bunu çevreler. Taçtaki sıcaklık artarak 1 milyon derecenin üzerine çıkar. Fotosfer güneş ışığını sağlarken, kromosfer ve taç da radyo ve x ışını dalgaları saçar.

Güneş’in Özellikleri Nelerdir ?

Güneş yüzeyinde güneş lekeleri aracılığıyla saptanabilen muazzam miktarda faaliyet meydana gelir. Çevrelerine göre daha koyu görünen bu lekeli alanlar soğumadan kaynaklanır. Güneş’in olağanüstü güçlü manyetik alanlarındaki bu oluşum, daha soğuk alanlarda düşün düzeyli enerjinin dışarıya itilmesine yol açar. Güneş lekelerinin yakınında ‘’parlama’’ olarak bilinen güneş kromosferi püskürmeleri vardır. Bunlar çarpıcı mor ötesi ve x ışını radyasyon patlamalarının sonucudur. Tek bir parlama sadece bir saniyede neredeyse bütün güneş kadar enerji sağlar. Bu parlamalar, Dünya’ya kadar ulaşabilen patlamalı Güneş materyali salımları da yaratır. Güneş tacı küçük parçacıklar savurur; bunlar topluca güneş rüzgarı olarak bilinir. Elektronlardan, hidrojen ve helyum çekirdeklerinden oluşan güneş rüzgarı Dünya’yı saniyede neredeyse 400 km’ye varan bir hızla ulaşır. Telsiz iletişimini ve elektrik şebekelerini bozacak düzeyde bir fırtına yaratabilir.

Güneşin en belirgin özelliklerinden biri, belki birincisi de buradaki akıl almayacak yüksek ısıdır. Güneş’in ışık ve sıcaklık veren parlak kesimi ışıkküre’deki ısının 5800° (derece) olduğu hesaplanmıştır. Merkezindeki ısı ise yaklaşık olarak 20.000.000° (derece) yi bulmaktadır.Yüzeye doğru geldikçe bu ısı azalır.Işıkküre’nin üst kesimlerinde ısı 4200° ye kadar düşer.Bilimsel yöntemlerle yapılan incelemeler, bundan sonra ısımn gene yükseldiğini belirtmektedir. Taç kısmının başladığı 15.000 kilometrede 500. 000° ye ulaşmışken, tacın dış kesimlerinde 1.500.000°ye yükselir.

Enerji Kaynağı Olarak Güneş

Dünya Güneş’in radyasyon enerjisinin ancak küçük bir bölümünü alır; bununla birlikte saçılan enerji hatırı sayılır bir hacmi bulur. Yeryüzünde bir metrekarelik alana sadece bir dakika vuran güneş enerjisi bir litre suyu kolayca 10 dereceden fazla ısıtmaya yeter.

Güneş’in de birkaç milyar yaşında olduğu ortaya çıkmıştır. Son inceleme ve araştırmalara göre, Güneş’teki enerji kaynağı atomlardır. Güneş’in merkezindeki hidrojen atomları sürekli olarak helyum atomuna çevrilmektedir. Bunun nedeni, basit yapılı hidrojen atomunun diğer bütün elemanların “yapı taşı” niteliğinde olmasıdır. Hidrojen’den sonra en basit atom da helyum atomudur. Hidrojen atomu Güneş’in merkezinde helyum atomuna dönüşürken % 3 oranında bir kayıp olur. Bu fark da enerji, sıcaklık ve ışık olarak şekillenir. Yani Güneş’in yüzünden devamlı olarak kaybolan enerji, iç yapısında atom değişmelerinden oluşan enerjiyle karşılanmaktadır. Bu da, Güneş’e akıl almaz boyutlarla dev yapılı ve tükenmez bir atom pili niteliği verir.

2-Ay’ın Yapısı ve Özellikleri                                                                                                                                                   Güneş sistemindeki gezegenlerin etrafında gezegenden ayrılmadan dönen gök cisimlerine uydu denir. Ay dünyanın tek uydusu ve güneş sisteminin beşinci büyük uydusudur. ayın evreleri                                                                                            Dünya ile Ay arasında ki uzaklık 384.403km’ dir.                                              

  AY’IN HAREKETLERİ                                                                                                                                                                                   

1) AY’IN KENDİ EKSENİ ETRAFINDAKİ DÖNÜŞÜ:
Kendi ekseni etrafındaki hareketi güneş günüyle 29,5 günde tamamlar) Yani Ay’ın kendi ekseni etrafındaki hareketi çok yavaştır.

2) AY’IN DÜNYA ETRAFINDAKİ DÖNÜŞÜ :
Dünya etrafındaki hareketi (Bunu da aynı sürede yani 29.5 günde tamamlar)
Bu nedenledir ki;
* Dünya’dan bakıldığında Ay’ın hep aynı yüzü görülür.
* Ay’da yaklaşık 15 gün gündüz, 15 gün gece yaşanır.
Gece-gündüz süreleri arasmdaki farkm fazla olması ve atmosferinin olmaması günlük sıcaklık farkmm çok fazla olmasmda etkili olmuştur, Bu da Ay’da şiddetli mekanik çözülmelerin görülmesinde etkili olmuştur.

3) AY’IN GÜNEŞ ETRAFINDAKİ DÖNÜŞÜ :
Dünya ile birlikte Güneş etrafındaki hareketi: Bunu da 365 gün 6 saatte tamamlar.  Dünya, Güneş ve Ay’ın Yörüngeleri                                                                                             Ay’ın Evreleri : 

ayın evreleri

Ay’ın değişik biçimlerde görülmesine “Ay’ın evreleri” denir.  Ay'ın

1)YENİ AY:
Ay’ın Güneş hizasından yeni ayrıldığı andır. İncecik görünümü ile Güneş’in batışından kısa bir süre sonra batıda görülür. Ay, Dünya ile Güneş arasında olduğundan dolayı Güneş’e dönük olan parlak yüzü Dünya’dan görülmez. 

2) İLK DÖRDÜN :
Yeni Ay’dan 7,5 gün sonraki görünen durumdur. Ay, Yeni Ay evresinden sonra hilal şeklini alır. Bundan sonra Ay’ın aydınlık yüzeyinin yarısı Dünya’dan gözlenir. Bu döneme Ilk dördün denir. 

3) DOLUNAY :
Yeni ay’dan 14 gün sonraki görünen durumudur. Ay, Dünya etrafındaki hareketinin yarısını tamamladığında Dünya ve Güneş’le aynı hizada yer alır. Böylece Ay Güneş’ten aldığı ışınları Dünya’nın karanlık yüzeyine yansıttığı için Dünya’nın bu yüzeyinden daire şeklinde parlak görülür. Bu görünümü dolunay durumudur. 

4) SON DÖRDÜN :
Ay’ın Dolunay’dan sonra Yeni Ay evresine yaklaştığı aydınlık yüzeyinin yarısının ikinci kez Dünya’dan görülme

e

Ay Nedir?

Ay’ın Özellikleri Nelerdir?                               ay tutulması

Get Adobe Flash player

        

Yıkıcı Doğa Olayları

Yıkıcı doğa olayları can ve mal kayıplarına neden olan doğal afetlerdir.
Yıkıcı doğa olayları kısa sürede meydana gelir, insanlar tarafından önlenemez.
Yıkıcı doğa olaylarının nerelerden ve ne zaman olacağı tahmin edilebilmektedir, fakat kesin zamanı tam olarak bilinemediği için can ve mal kayıplarına neden olur.
Deprem, heyelan, çığ, sel, kasırga, volkan patlamaları yıkıcı doğa olaylarından bazılarıdır.

Deprem nedir ?

Deprem, (ya da diğer adlarıyla Yer Sarsıntısı, Zelzele ) yer kabuğunda beklenmedik bir anda ortaya çıkan enerji sonucunda meydana gelen sismik dalgalar ve bu dalgaların yeryüzünü sarsması olayıdır. Sismik aktivite depremin meydana geldiği alandaki depremin frekansı, türü ve büyüklüğüdür. Depremler Sismometre ile ölçülür. Bu olayları inceleyen bilim dalına da Sismoloji denir.

Depremler nasıl oluşur ?

Depremler, yerkabuğundaki fay adı verilen kırıklarda meydana gelir. Faylar, kayanın kırılgan özelliğe sahip olmasından dolayı yüksek basınç (gerilme, sıkışma veya bükülme) altında kırılmasıyla oluşur. Gerilme levhaların kademeli hareketi sonucunda yerkabuğunun değişik noktalarında meydana gelir. Depremler, kayalık bir alanda oluşan gerilmenin ani bir harekete yol açacak kadar yükselmesiyle olur. Bu hareket, kayanın en zayıf noktasında kırılmasıyla yeni bir fay oluşturabilir yada kaya var olan fay boyunca kayar. Bunun sonucunda, gerilmenin boşalmasıyla olağanüstü büyük boyutta enerji açığa çıkar. Bu enerjinin çevredeki kaya kütlelerinde oluşturduğu titreşim depremi yaratır. Depreme yol açan kayalardaki kırılma yada kaymanın başladığı noktaya deprem odağı, bu noktanın tam üzerine rastlayan alana da deprem merkezi denir.

Fay hattında meydana gelen kırılmalara ve çökmelere neden olur.
Ortaya çıkan titreşimler dalgalar yayılarak yer yüzünde sarsıntılara neden olur.
Depremler levhaların birleştiği yerlerde ve fay hatlarında  meydana gelir.

1. Fay
Yer kabuğunda oluşan arazi kırığına fay denir.

2. Fay Hattı
Fayın başladığı ve bittiği noktalar arasındaki mesafeye fay hattı denir.
Fay hattında birçok fay bulunur.

3. Deprem Bölgesi
Fay hattı geçen, deprem oluşma ihtimalinin yüksek olduğu bölgeye deprem bölgesi denir.
Levha hareketleri ve volkan püskürmesi gibi depreme neden olan olayların gerçekleştiği yerlerdir.

4. Merkez (Deprem) Üssü
Deprem dalgalarının yer yüzüne en kısa mesafeden ulaştığı noktaya merkez üssü denir.
Merkez üssünde deprem en şiddetli hissedilir.

5. Odak noktası
Depremin yer altında meydana geldiği yere odak noktası denir.

Deprem çeşitleri

1. Tektonik Depremler:İç kuvvetlerin neden olduğu gerilimlerin boşalması ile meydana gelen yer kabuğu hareketlerinin yol açtığı sarsıntılara Tektonik Depremler adı verilir. Gerek şiddet gerekse etki alanı bakımından en önemli ve en yıkıcı olan depremlerdir. Yeryüzünde olan depremlerin % 90’ı bu gruba girer. Türkiye’de olan depremler de büyük çoğunlukla tektonik depremlerdir.

2. Volkanik Depremler: Bunlar volkanların püskürmesi sonucu oluşurlar. Yerin derinliklerinde ergimiş maddenin yeryüzüne çıkışı sırasındaki fiziksel ve kimyasal olaylar sonucunda oluşan gazların yapmış oldukları patlamalarla bu tür depremlerin meydana geldiği bilinmektedir. Bunlar da yanardağlarla ilgili olduklarından yereldirler ve önemli zarara neden olmazlar. Japonya ve İtalya’da oluşan depremlerin bir kısmı bu gruba girmektedir. Türkiye’de aktif yanardağ olmadığı için bu tip depremler olmamaktadır.

3. Çöküntü Depremleri: Bunlar yer altındaki boşlukların (mağara), kömür ocaklarında galerilerin, tuz ve jipsli arazilerde erime sonucu oluşan boşlukları tavan bloğunun çökmesi ile oluşurlar. Hissedilme alanları yerel olup enerjileri azdır fazla zarar getirmezler. Özellikle karstik sahalarda görülürler. Ülkemizde en çok Akdeniz Bölgesindeki karstik mağaraların tavan kısımlarının çökmesi ile meydana gelirler.

Volkan Patlamaları

Yanardağ patlamaları en büyük doğal felaketlerden birisi olmaktadır. Dünyanın iç kesimlerinde yer alan volkanlar sıvı halde olarak akışkan bir biçimde hareket etmektedirler. Sıcaklık dereceleri çok yüksek olduğundan dolayı madenleri eritmektedir.

Yerkabuğu, aslında alev topunun etrafını saran bir kağıt parçası olarak görülebilir. Altında biriken magma zaman içerisinde büyümeye başlar sıkışan gaz ile birlikte yeryüzüne çıkmak için çatlakları ve zayıf noktaları aramaktadır. Bulduğu zaman büyük basınç ile birlikte çatlağı parçalayarak lavların yeryüzüne çıkmasını sağlamaktadır. Yanardağlardan çıkan gazlar yeryüzünde topraklarda bulunan sıvıların buharlaşmasından ibarettir.yanardağİlgili resim

 Yanardağlar aktif hale geçtikleri zaman, yeryüzüne çok kızgın lavlar iner ve havaya da kül ve toz bulutları dağılır. Bu kül bulutları o kadar şiddetli büyüklükte olabilir ki, dünyadaki hava yolu ulaşımını rahatlıkla aksatabilir. Lavların da çevreye zararları oldukça geniş çaplıdır.                          

 SEL NEDIR? 

Sel, sürekli yağan yağmur veya eriyen karın etkisiyle taşan bir su kaynağının sebep olduğu su taşkını olarak tanımlanabilir. Yıl boyunca bol yağış alan, deniz seviyesine yakın ve eğimi yüksek olan alanlarda daha sık bir şekilde görülür. Türkiye’de en yaygın rastlanılan doğal afet olarak göze çarpar. Selin sebep olduğu su akıntıları çevreye, insanlara, hayvanlara, yerleşim bölgelerine, tesislere, genel olarak etkili olduğu çevreye sosyo ekonomik zarar verir. Türkiye’nin sel felaketinden gördüğü zarar da oldukça ciddi bir düzeydedir.                                                                             SEL FELAKETININ SEBEPLERI

  • Mevsim normallerinde beklenen miktardan fazla yağış olmasından dolayı dere yataklarının,nehirlerin,çayların taşması,
  • Kış mevsiminde yağmış olan karın sıcakların etkisi ile erimesi ve dere yataklarının gelen su kütlesini taşıyamamasısele sebep olan bazı nedenlerdir. Yukarıdaki nedenlerden dolayı yağmurun ve karın yıl boyunca görüldüğü yerlerde sel felaketinin yaşanması tehlikesinin daha yüksek olduğu söylenebilir. Yağışın yıl boyunca daha fazla olduğu bölgelerde zaman zaman yağmur şiddetini bir anda gösterir ve bütün bir mevsimde yapması beklenen yağış bir gün içerisinde gerçekleşir. Bu gibi durumlarda, birden oluşan ve etkisi gösteren sel türüne selyap adı verilir.    sel
  • SELIN SONUCLARI         
    • Hızla yol alan su akıntısının taşıdığı parçalar canlıların ve yaşanılan çevrenin tahrip olmasına sebep olur.
    • Doğal yaşam zarar görür, insanlar ise ekonomik zararlara uğrarlar.
    • Eğimi yüksek olan bölgelerde toprak kaymasına sebep olur.
    • Tarım ürünleri, yaşam alanları, tesisler su altında kalır. Tarım ürünlerinin harap olması kısa süreli bir kıtlığı beraberinde getirebilir.
    • Selin görüldüğü yerde doğal yapı bozulur. Buna bağlı olarak toprağın verimliliği düşer.
    • Su kanalları tıkanabilir.
    • Limanlar zarar görür.
    • Hidroelektrik ile üretilen enerjide ciddi düşüşler görülür.
    • Kara ve demir yolları kullanıma kapanır.                                                                                                                                                                   Heyelan Nedir? Nasıl Oluşur? Yer göçmeleri ve yer kaymaları kütle hareketleri olarak ifade edilir. Bunlardan yer göçmeleri, mağara gibi yer altı boşluklarının tavanlarının göçmesi olayıdır. Bunlar az görülen olaylardır. Yer kayması (heyelan) yurdumuzda sık görülen olaylardandır. Yer kaymaları toprağın, taşların ve tabakaların bulundukları yerden yamaç aşağı kayması olayıdır. Bu olayla bazen küçük, bazen de çok büyük kütleler hareket eder.Yer Kaymalarını (Heyelanı) Etkileyen Faktörler:Heyelan
      a)    Kuvvetli Eğim
      Eğim, heyelan ve toprak kaymalarını oluşturan en önemli faktörlerdendir. Çünkü yamaç eğimi arttıkça yamaçtaki kütleler daha kolay yer değiştirir. Karadeniz, Akdeniz ve Doğu Anadolu bölgeleri eğim ve yükseltinin fazla olmasına bağlı olarak heyelanın sıklıkla görüldüğü yerlerin başında gelir. Yerşekillerinin daha sade ve eğimin az olduğu İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Marmara bölgelerinde ise heyelanlar daha azdır.

      b)    Yağış
      Yağışın artması toprak kaymasını da artırır. Çünkü yağışlarla ya da kar ve buz erimesi sonucu tabakaların arasına sızan sular sürtünmeyi azaltarak kütlelerin kaymasına neden olur. Ülkemizdeki heyelan olaylarının büyük bir kısmı toprak neminin ve yağış miktarının fazla olduğu mevsimlerde oluşur.toprak kayması 1

      c)    Kaya ve Toprakların Özellikleri
      Arazilerdeki killi taş ve topraklar bol miktarda su emerek yumuşar. Toprakların gözenekli yapıda olması da tabakaların arasına suların sızmasına neden olur. Bu durumun görüldüğü yerlerde heyelanlar fazladır. Buna karşılık suyu emmeyen sert kütlelerin bulunduğu arazilerde heyelan oluşumu azdır.

      d)    Tabakaların Durumu
      Tabakaların eğim yönünde uzanması heyelan olayını artırır.

      e)    Yerçekimi
      Yamaçta bulunan kütleler yerçekimine bağlı olarak aşağıya doğru çekilir. Çekim gücü sürtünmeyi aştığı anda kütleler hareket eder.

      f)    Doğal Afetler-Beşeri Faktörler
      Deprem, sel gibi doğal etkenler de heyelanı artırmaktadır. Ayrıca yol, tünel, baraj yapım çalışmaları yamaçların doğal dengesini bozarak heyelanlara neden olur.

      Heyelanın Etkileri ve Sonuçları
      Heyelanlar yerleşim yerleri çevresinde oluştuğunda can ve mal kayıplarına yol açmaktadır. Örneğin 1988 yılında Trabzon’un Maçka ilçesindeki heyelanda 64 kişi, 1995 yılında İsparta’nın Senirkent ilçesindeki heyelanda ise 74 kişi hayatını kaybetmiştir. Heyelanlar, yerleşim alanlarındaki meskenlere ve fabrikalara maddi açıdan da zarar vermektedir. Bazı yolların kapanması bunun sonunda ulaşımın aksamasına, taşımacılık hizmetlerinin yavaşlamasına neden olmaktadır. Heyelan olayı sonucunda yerşekillerinin biçimlerinde değişiklikler meydana gelir. Örneğin; Tortum çayı üzerinde oluşan heyelan akarsuyun önünü kapatarak Tortum Gölü’nün yine Trabzon’un batısındaki heyelan Sera Gölü’nün oluşmasına neden olmuştur.

      Heyelandan Korunma Yollan
      •    Arazi çalışmaları yapılarak heyelan ihtimali fazla olan yerlerin yerleşime açılmaması gerekir.
      •    Yamaçların doğal dengesini bozmadan drenaj kanalları açarak geçirimli tabakaların bünyelerine fazla su alması önlenmeli.
      •    Heyelan ihtimali olan yamaçlarda yol ve kazı çalışmaları dikkatli yapılmalı, yamacın etek kısımlarına istinad duvarları yapılmalı.
      •    Yamaç dengesinin bozulmaması ve toprak örtüsünün korunması gerekir.                                                       Kasırga (Tayfun)                                                                                                                                                             FIRTINA : Kimi rüzgârlar çok şiddetli olur. Saatteki hızı 100 – 110 km yi bulan rüzgârlara fırtına adı verilir. Fırtına rüzgarın hızlı bir şekilde esmesine denir. Rüzgar hızı 27 knot üzerine çıktığında, yani 7 bofor ve üzeri olduğunda rüzgara artık fırtına denir.
      Fırtına farklı sıcaklıktaki hava kütlesinin çarpışmasıyla oluşur. Fırtınalar büyük zararlara neden olabilir. Yerleşim alanları ve insanlar zarar görür. Fırtınalar farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Bazı fırtınalar şiddetli yağmur, kar ve dolu getirebilir. Bu durumda fırtınanın zararları daha da artar.

      KASIRGA :Kasırga fırtınanın çok şiddetli halidir. Saatteki hızı 300 km yi bulan yağmurlu fırtınalara kasırga adı verilir . Kasırgalar genel olarak büyük can ve mal kaybına neden olur. Kasırgalar geniş alanları etkileyebilir. Amerika kıtasının güney ve orta bölümlerinde görülür. Kasırgalar deniz suyu sıcaklığının 27 dereceden fazla olduğu sıcak denizlerde görülür.

      TAYFUN :Tayfun, Kasırgalar, şiddetli rüzgarları, ilginç bulut yapıları ve sellere yol açan yağmurlarıyla Dünya’nın en olağanüstü hava olaylarından birisidir. Hortumlardan yaklaşık 2000 kat daha büyük olan kasırgalar, yollarına çıkan her şeyi yok eder, verdikleri zararlarla ülkelerin ekonomilerini felce uğratırlar. Genellikle de çok can alırlar. Hortumlar, kısa sürüp belirli ve çok küçük bir alanda etkili olurken; kasırgalar çok geniş alanlara yayılabilir ve yavaş hareket ederler.

      Büyük Okyanus’un batısında ve Çin Denizinde görülür. Şiddetli kasırga anlamına gelir. Tayfunlar yerleşim bölgelerinde yapıların bir bölümünün yıkılmasına yol açar.

      HORTUM :Sıcak ve nemli hava ile soğuk havanın şiddetle yer değiştirmesi sırasında dönen rüzgarlar oluşur. Bu rüzgârlara hortum adı verilir. Hortum genel olarak şiddetli fırtınalar sırasında meydana gelir. Hortumlar ağır cisimleri bile yerden kaldıracak kadar güçlü olabilir. Genellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin Teksas ve Illionis eyaletlerinde görülür.

      Yıkıcı Doğa Olaylarından Korunma Yolları

      Yıkıcı doğa olaylarından korunmak mümkündür.
      Barınma alanlarının güvenli alanlara kurulması ve sağlam yapılması can ve mal kayıplarını azaltacaktır.

      Depremden Korunma Yolları

      • Binalar sağlam zemin üzerine yapılmalıdır, fay hatları üzerine yapılmamalıdır
      • Binalar sağlam yapılmalıdır. Eksik ve çürük malzeme kullanılmamalıdır.
      • Çürük binalar tespit edilerek yıkılarak yenileri yapılmalıdır.
      • Bina içerisinde devrilebilecek eşyalar sabitlenmelidir.
      • Deprem konusunda eğitimler verilerek insanlar bilinçlendirilmelidir.

      Selden Korunma Yolları

      • Binalar akarsu yataklarına yapılmamalıdır.
      • Suyun akabileceği yağmur suyu
      • Doğal bitki örtüsü ve orman korunmalıdır.
      • Barajlar kurularak akarsular kontrol altına alınmalıdır.

      Heyelandan Korunma Yolları

      • Heyelan olabilecek alanlarda bina yapılmamalıdır.
      • Heyelan olabilecek yerlere setler yapılmalıdır.
      • Heyelan olabilecek yerlere uyarıcı levhalar yerleştirilmelidir.

      Fırtınadan Korunma Yolları

      • Fırtına uyarı sistemleri kurulmalıdır.
      • Binalar fırtınaya dayanıklı yapılmalıdır.
      • Binalarda sığınaklar yapılmalıdır.

       

     

                   

 

Check Also

uzay1

DÜNYA, GÜNEŞ VE AY

DÜNYA,GÜNEŞ VE AY’IN ŞEKİL VE BÜYÜKLÜKLERİ  Bulutsuz bir günde gökyüzüne baktığımızda Güneş’i, gece ise Ay ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

istanbul escort-