Perşembe , Kasım 8 2018
Son Dakika

Maddenin Tanecikli Yapısı

Atomun Tarihçesi Ve Atom Modelleri Hakkında Bilgi

Bilim adamları varlığını bildikleri ama göremedikleri atom hakkında dolaylı yollardan bilgi sahibi olmaya çalışmışlardır. Bu dolaylı bilgilere birtakım deneyler yaparak ulaşmışlardır. Bu çalışmalar sonucunda elde edilen bilgileri açıklamak için çeşitli bilimsel modeller ileri sürmüşlerdir. Her yeni model bilimin geliştirilmesine katkı sağlamıştır. Modeller, yeni deneylerin sonuçlarını açıklamada yetersiz kaldığı durumlarda geliştirilir veya yeni modeller ortaya konulur. Bilimsel modeller gerçeğin kendisi değildir, ancak gerçeği anlamamıza yardım eder. Bilim adamlarının geçmişten günümüze kadar geliştirdikleri atom modelleri şöyledir.

M.Ö 400’lü yıllarda Democritus (Demokritus), maddenin küçük parçalara bölünmesi işleminin sonsuza kadar sürdürülemeyeceğini, maddenin bölünemeyen çok küçük taneciğinin olması gerektiğini söylemiş ve bu taneciğe bölünemeyen anlamında atom ismini vermiştir.

Democritus’tan sonra 19.yüzyılın başlarında John Dalton (Can Dalton), atom konusunda ilk bilimsel yaklaşımı gerçekleştirdi.

Dalton’a göre atomlar, içleri dolu ve parçalanamayan berk kürelere benzemektedir.

1897 yılında Joseph John Thomson (Jozef Con Tamsın), atomun daha küçük parçacıklardan oluştuğunu buldu. Atomu üzümlü keke benzettiği bir modelle açıkladı.
Bu modeldeki keki pozitif yüklere, üzümleri ise negatif yüklere benzetti. Bu sayede atomun parçalanamadığı fikrini çürüttü.

Atomun yapısının açıklanması hakkında, önemli katkıda bulunanlardan biriside Ernest Rutherford’ (Ernes Radırfort)’tur.

Thomson atom modelinde protonların ve elektronların rastgele mi yoksa belli bir düzene göre mi durduklarını araştırmak için deneyler yaptı ve deneylerinin sonucunda pozitif yüklere proton, pozitif yükün bulunduğu kısma ise, çekirdek adını verdi. Elektronların ise çekirdeğin çevresinde gezegenlerin Güneş çevresinde dolandığı gibi döndüklerini söyledi. Bunun sebebi olarak da çekirdekle elektronlar arasında çekim kuvveti olduğunu ve elektronların çekirdeğe düşmemeleri için tek çare çekirdeğin çevresinde dönmeleri gerektiğini ifade etmiştir. Geliştirdiği bu atom modeliyle Nobel kimya ödülünü kazanmıştır.

Niels Bohr (Nil Bor)’da elektronların çekirdeğin çevresinde rastgele dönmediğini, çekirdeğe belirli uzaklıklardaki katmanlarda döndüğünü ifade etmiştir. Bu açıklama sıyla Nobel fizik ödülü kazanmıştır.

Eski atom modelleri günümüzde geçerliliğini yitirmiştir ama bu modeller olmasaydı bugün atom hakkında sahip olduğumuz bilgiye ulaşamazdık. Bohr atom modelinden sonra günümüzde geçerli olan Modern Atom Teorisi’ne göre yeni bir atom modeli geliştirilmiştir. Bohr atom modelinde elektron ile ilgili bazı olgular daha somut açıklandığı için günümüzde hâlen kullanılmaya devam edilmektedir. Modern atom teorisine dayalı olarak geliştirilen atom modeli bugün atom ile ilgili problemlerimizi çözmede yeterli olmasına rağmen belki gelecekte yeni atom modelleri karşımıza çıkabilir.

Modern Atom teorisi

Günümüzde artık atomla ilgili çok daha fazla bilgiye sahibiz. Çekirdekte sadece proton değil yüksüz olan nötron taneciği de bulunduğunu ve elektronların çekirdek etrafında hareket ettiklerini biliyoruz. Peki, bu elektronlar katmanlarda oldukları yerde mi hareket etmektedir? Modern atom teorisine göre elektronlar çok hızlı hareket
ettikleri için sabit bir yerleri yoktur. Bu nedenle modern atom teorisinde katman kavramından söz edilmemektedir. Elektronların bulunduğu yerler kesin olarak tespit edilemediği için sadece nerelerde bulunabileceği tahmin ediliyor. Elektronun bulunabileceği ve hareket ettiği alanı sineğin asılı lambanın çevresinde döndüğü alana ya da bir vantilatör çok hızlı çalıştığı zaman vantilatörün kollarının görülememesine benzetebiliriz.
İşte elektronların bulunabilecekleri bu kısımlar elektron bulutu olarak adlandırılır.

 Elementler ve Sembolleri Konu Anlatımı

 Elementlerin Sembolleri
Elementlerin adları genelde elementin özelliklerine göre veya elementi bulan kişinin adı verilmiştir.
Elementlerin isimleri ortak bilim dili kabul edilen Latince olarak verilir.
Bilimsel çalışmalarda elementler sembolleri ile gösterilirler.
Elementleri sembollerle göstermek bilimsel iletişimi kolaylaştırır.


Atomun Yapısı



Maddelerin gözle görülmeyen (bölünmeyen) en parçasına atom denir.Atom kendinden başka hiçbir fiziksel ya da kimyasal metotlarla kendinden farklı atomlara dönüşemezler.
Atomda (+) yüklü protonalar, (-) yüklü elektronlar ve yüksüz nötronlar bulunur.
Atom çekirdek ve elektron olmak üzere iki temel parçacıktan oluşur.Çekirdek:
Atomun merkezini oluşturur. Hacim olarak çok küçük(1/10000) olmasına karşın tüm ağırlığın(1/1840) toplandığı kısımdır.

Protonlar:
Bir element için proton sayısı sabittir. Elementin tümünü ve tüm özellikleri belirleyen protondur.Proton sayısı değiştiğinde elementin türü ve tüm özelliği değişir.”p” harfiyle gösterilir.

Elektron:
”e” harfiyle gösterilir. Çekirdek çevresinde, belirli yörüngelerde bulunurlar. Elektronlar bağımsız yörüngelerde bulunamazlar.

Elementlerin Kullanım Alanları (Periyodik Cetvelde ilk 18 element

Element ne demektir? Kaç tane element vardır?

Element:
Aynı cins atomlardan meydana gelen saf maddelere element denir.
Bakır elementi bakır atomlarından, oksijen elementi oksijen atomlarından oluşmuştur.
Bazı elementler şekil1’de görülen bakır elementi modelinde olduğu gibi, tek element atomlarının bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Bazı elementler ise, şekil 2’de görülen oksijen elementi modelindeki gibi, iki aynı cins element atomunun bağlanması sonucu oluşan moleküllerin bir araya gelmesiyle oluşur. Her iki modelde de görüldüğü gibi elementler tek tip atomlardan oluşmuştur. şekil 2’de gösterilen oksijen elementinin oksijen moleküllerinden oluşuyor olması tek tip atomlardan oluştuğu gerçeğini değiştirmez. Çünkü oksijen molekülleri yalnızca oksijen atomlarından oluşmuştur.

Günümüzde yaklaşık 119 farklı elementin varlığı bilinmektedir.

Doğadaki bütün maddeler bu elementlerin değişik şekillerde birleşmesinden meydana gelmiştir.

Elementler, doğada katı, sıvı ve gaz hâlde bulunabilir.

Örnek: Demir, bakır, kükürt………… katı
Civa, brom ………………… …sıvı
Hidrojen, oksijen………….. gaz hâlde bulunur.

Elementlerin Özellikleri ve Kullanım Alanları

Bilim insanları elementleri belirli özelliklerine göre
sınıflandırdığı tabloya periyodik tablo adı verilir. Bu periyodik tablonun
ilk 20 elementin kullanım alanlarını sırası ile inceleyelim.

1-Hidrojen:
Moleküler yapılı bir gazdır. Güneşte, kâinatta ve insan vücudunda en fazla bulunan elementtir. En hafif gaz olarak kabul edilir ve patlayıcı özelliğe sahiptir. En temiz enerji kaynaklarından biridir.

2-Helyum:
Atomik yapılı bir gazdır. Balon ve zeplin gibi hava taşıtlarında kullanılır. Hidrojen gibi yanıcı değildir.

3-Lityum:
Atomik yapılı katı bir elementtir. İlaç ve pil yapımında kullanılır.

4-Berilyum:
Atomik yapılı katı bir elementtir. Uzay araçlarında ve bilgisayar parçalarında kullanılır.

5-Bor:
Atomik yapılı katı bir elementtir. Isıya dayanıklı camlarda ve uzay çalışmalarında kullanılır.

6-Karbon:
Katı halde atomik yapıda bulunan bir elementtir. Bütün canlıların yapısında bulunur. Petrol ve
kömürde bolca bulunur. Kurşun kalemlerin içi karbondur.

7-Azot:
Moleküler yapıda bulunan bir elementtir. Havada en çok bulunan gazdır. Gübre gibi bir çok kimyasal madde üretiminde kullanılır. Sıvı azot ise soğutma sistemlerinde kullanılır.

8-Oksijen:
Moleküler yapıda bulunan bir gazdır. İnsan vücudunda ikinci en fazla bulunan elementtir. Solunumda yer alan ve canlılar için önemli bir elementtir.

9-Flor:
Moleküler yapıda bulunan bir gaz elementidir. Ozon tabakasına oldukça zarar veren bir elementtir.

10-Neon:
Atomik yapılı bir gazdır. Renkli aydınlatma gereken özel lambalarda kullanılır.

11-Sodyum:
Atomik yapılı bir elementtir. Tuzun yapısında bulunur. Eczacılıkta, tarımda, fotoğrafçılıkta, pil yapımında kullanılır.

12-Magnezyum:
Atomik yapılı katı bir elementtir. Hafif olduğu için uçakların yapımında kullanılır.

13-Alüminyum:
Atomik yapılı katı bir elementtir. İçecek kutularında, elektrikli aletlerde, araba üretimi, uçakların yapımı gibi birçok alanda kullanılır.

14-Silisyum:
Atomik yapılı katı bir elementtir. Kumun yapısında bulunur. Cam üretiminde ve elektronik aletlerin yapımında kullanılır.

15-Fosfor:
Molekül yapılı katı bir elementtir. Havai fişek ve gübre üretiminde, suların yumuşatılmasında kullanılır.

16-Kükürt:
Molekül yapılı katı bir elementtir. Meyvelerin ağartılmasında, kimyasal maddelerin üretiminde, kibrit yapımında kullanılır.

17-Klor:
Molekül yapıda bulunan bir gazdır. İçme ve havuz sularının dezenfeksiyonunda, kimyasal madde üretiminde kullanılır. Zehirli bir gazdır.

18-Argon:
Atomik yapıda bulunan bir gazdır. Ampullerde kullanılır.

19-Potasyum:
Atomik yapılı katı bir elementtir. Gübre, barut ve temizlik maddelerinin üretiminde kullanılır.

20-Kalsiyum:
Atomik yapılı katı bir elementtir. Çimento, alçı, kireç ve mermerin yapısında ve kemiklerde bulunur.

Yaygın Kullanılan Bazı Elementler

Demir:
Tabiatta en çok yaygın olarak bulunan elementtir. Dayanıklı ve sert olmasından dolayı inşaatlarda yapı malzemesi olarak kullanılır.

Bakır:
Mutfak eşyalarının ve süs eşyalarının yapımında kullanılır. Elektrik akımını ileten en ucuz element olduğundan elektrik tesisatlarında kullanılır.

Altın:
Doğada az bulunan değerli bir elementtir. Süs eşyalarının ve mücevherlerin yapımında kullanılır.

Gümüş:
Tabiatta az bulunan değerli bir elementtir. Daha çok süs eşya yapımında kullanılır.

Kalay:
Çekiçle dövülebilen, kolayca tel ve levha haline gelebilen bir metaldir. Paslanmaya karşı dirençli olduğundan diğer metallerin kaplanmasında kullanılır.

Kurşun:
Yumuşak, ağır, dövülebilen ve zehirli bir elementtir. İnşaat sektöründe, pil yapımında, mermi yapımında, lehim ve diğer alaşımlarda kullanılır.

Çinko:
Demir, Bakır ve Alüminyumdan sonra en çok kullanılan elementtir. Otomotiv endüstrisinde, döküm kalıplarında, pil gövdelerinin yapımında kullanılır.

İyot:
Çoğu canlının az miktarda iyoda gereksinimi vardır. İlaç yapımında, antiseptiklerde, gıda katkılarında, boyalarda ve fotoğrafçılıkta kullanılır.

Cıva:
Oda koşullarında sıvı halde bulunan bir elementtir. Oldukça tehlikeli bir maddedir. Termometrelerde ve pil yapımında kullanılır.

Krom:
Sanayide birçok alanda kullanılan bir elementtir. Özellikle kaplamacılıkta yaygın olarak kullanılır.

Nikel:
Çatal, bıçak takımları, çekiç, pense gibi birçok ev ve hastane aletlerinin yapımında, uçak ve gemi sanayinde, motorlu araç ve parçalarının yapımında kullanılır.

 

Elektron Dizilimi ve Kimyasal Özellikleri



Nötr:
Elektron alış verişi yapmamış atom. Ne artı ne de eksi.Nötr Atom:
Proton ve elektronları eşit olan atomlara nötr atom (nötral atom) denir.İyon:
Atomların nötr olmayan halidir. Atom ya elektron almıştır ya da elektron vermiştir.

Katyon:
Atomun artı yüklü iyon halidir. Atom elektron vermiştir.

Anyon:
Atomun eksiyüklü iyon halidir. Atom elektron almıştır.



Çok Atomlu İyonlar:

Kararlı Atomlar

Atomlar kararlı yapıda bulunmak isterler. Kararlı yapıda olmaları için 1. katmanda 2, 2. ve 3. katmanda 8 elektron bulundurmalıdırlar.

Helyum 1. katmanda 2 elektronu bulunduğu için kararlı yapıya sahiptir.

Neon ve Argon elementleri de son yörüngelerinde 8 elektron bulundurdukları için kararlı yapıya ulaşmışlardır.

Dublet Kuralı

Atomların elektron dizilimini Helyuma benzetmesine denir.

Oktet Kuralı

2 ve 3 katmanı bulunan elementlerin son katmanındaki elektron sayısını 8 e tamamlamasına oktet kuralı denir.
Elektron dizilimini Neon ve Argona benzetmeleridir.

 Atomların Kararlı Hale Gelmesi

Dublet ve oktet kuralına uymayan atomlar elektron alarak veya elektron vererek kararlı hale gelirler.

oksijen_kararli_yapisi

 

Oksijen elementinin 8 Proton ve 8 elektronu bulunmaktadır. 2. katmanda bulunan elektron sayısı 6 dır. Oktet kuralına uymak için 2 elektron daha alarak son yörüngesindeki elektron sayısını 8 e tamamlayarak karalı yapıya ulaşır.

İyon Nedir?

+ veya – yüklü atom yada atom gruplarına iyon denir.
İyonlar elektrik yükü ile yüklüdür. (Nötr değildir.)
Atomlar kimyasal bağ yaparken oktet ve dublet kuralına uymak için elektron alı verişi yapar. Bu şekilde iyonlar da oluşur.

Anyon nedir?

Negatif (-) yüklü iyonlara Anyon denir. Anyon oluşabilmesi için atomun elektron alması gerekir. Anyonların elektron sayısı, proton sayısından fazladır.

Katyon nedir?

Pozitif (+) yüklü iyonlara Katyon denir. Katyon oluşabilmesi için atomun elektron vermesi gerekir. Katyonların elektron sayısı, proton sayısından azdır.
Not: Katyonun artı yüklü olduğunu hatırlamak için Katyon kelimesinde t harfinden + olduğu anlarız.

Çok Atomlu İyonlar

Ortaokul 7.sınıfta bilinmesi gereken önemli çok atomlu iyonlar.

cok_atomlu_iyonlar

Çok Atomlu İyonlar

Kimyasal Bağlar
Doğada elementleri tek başlarına bulmak neredeyse imkansızdır. Çoğu element başka bir elementle birleşerek kimyasal bağ yapar.
Elementlerin son katmanlarını dolu hale getirmek isterler. Örneğin 1 elektronu bulunan hidrojen tek katmana sahiptir ve o katmanın dolması için toplam 2 elektron olmalıdır. Bu nedenle hidrojen ihtiyaç duyduğu 1 elektronu başka bir elementle bağ yaparak sağlamak ister.Hidrojenin bu çağrısı doğada asla cevapsız kalmaz. Hidrojen atomları başka elementlerle birleşerek, yani bağ yaparak elektron ihtiyaçlarını tamamlarlar.

Biz bu konumuzda gerçekleşen  kimyasal bağların özelliklerinin neler olduğunu, hangi tip kimyasal bağların gerçekleştiğini açıklamaya çalışacağız.

1. İyonik Bağ

İyonik bağ metal elementlerle ametal elementler arasında gerçekleşir. Bir atomun elektronu fazla, diğerinin az olması durumunda gerçekleşen iyonik bağda fazla elektronu olan az olana elektron verir. Bu sayede atomlar + ve – yüklerle yüklenirler.
Metaller + yüklü, ametaller ise – yüklüdür. Daha doğrusu metaller elektron verdikleri için +, ametallerde elektron aldıkları için – olurlar.

Resimde elektron dağılımı verilen sodyum(Na) ve flor (F) atomlarının elektronlarının sayısı konusunda sıkıntıları vardır. 2 atomun da son yörüngeleri tam dolu değildir.
Sodyum: Ya 7 elektron alarak son yörüngesini 8′e tamamlamalı ya da son yörüngesindeki 1 elektronu atarak 2 yörüngeli hale gelmelidir. 7 elektron almaktansa 1 elektron vermek kolay olduğu için sodyum 1 elektronunu flora verir.
Flor: Ya 7 elektron vererek tek yörüngeli hale gelmeli, ya da 1 elektron alarak son yörüngesini 8′e tamamlamalıdır. Florun 1 elektron alması 7 elektron vermesinden daha kolaydır. Bu nedenle flor sodyumdan 1 elektron alır.
Atomlar elektron alışverişi yaparak bağ oluşturduklarında Kararlı Hale Geçmiş olurlar. Atomların bileşik yapmış hali aşağıdaki gibidir.

Elektron alışverişi yapılarak gerçekleşen bu iyonik bağda NaF bileşiği oluşmuştur. Na + yüklü ve metal; F ise – yüklü ve ametaldir.

İyonik Bağ Kimler Arasında Oluşur?

Metallerle ametaller arasında oluşur.
+ yüklü atomlarla – yüklü atomlar arasında oluşur.
Anyon ve katyonlar arasında oluşur.
Elektron alanlarla elektron verenler arasında oluşur.
Son katmanında elektron fazlası olanlarla elektron eksiği olanlar arasında oluşur.
Elektron alışverişi gerçekleşir.

2. Kovalent Bağ

Bazen atomların elektron alışverişi yapmak işlerine gelmez. Bunu şöyle düşünelim. İki atom olsun ikisinin de elektron ihtiyacı olsun. Kimse diğerine elektron vermek istemez.

Böyle bir durumda atomların birbirine destek olması gerekmez mi? Evet iki atom birbirlerine destek olurlar ve elektronlarını ortaklaşa kullanarak ihtiyaçlarını giderirler.

Kovalent bağ ametallerin kendi aralarında yaptığı kimyasal bağdır. Elektronların ortaklaşa kullanılmasıyla olur.

Bu bileşikte mavi renkle gösterilen elektronlar ortaklaşa kullanılır. Bu sayede Hidrojen son yörüngesini 2 ye tamamlayarak doldurur. Klor ise yine son yörüngesini 8′e tamamlayarak kararlı hale geçmiş olur.

Üçlü kovalent bağ
Üç çift elektron ortaklaşa kullanılır.

Polar ve Apolar Kovalent Bağ
Polar kelimesi “kutuplu” anlamına gelmektedir.

Polar Kovalent Bağ
Eğer kovalent bağ yapan atomlar farklı atomlarsa polar kovalent bağ adı verilir.

Apolar Kovalent Bağ
Kovalent bağı oluşturan atomlar aynı türse polar kovalent bağ oluşur.

Kovalent Bağın Özellikleri

Ametallerin kendi aralarında yaptığı bağ çeşididir.
Elektron ihtiyacı olan atomlar arasında gerçekleşir.
– yüklü atomlar arasında gerçekleşebilir.
Polar ve apolar olanları vardır.
Aynı cins atomlar arasında gerçekleşebilir.
Elektronlar ortaklaşa kullanılır.

Bileşikler ve Formülleri



Bileşiğin tanımı:
İki veya daha fazla elementin bir araya gelip, özelliklerini kaybederek oluşturdukları yeni maddeye BİLEŞİK denir.Bileşikler Atomlardan oluşur.
Fakat bu atomlar belirli şartlarla bir araya gelmelidir.
Sodyum (Na) bir atomdur:
Tek başına bileşik oluşturamaz.
Örneğin Klor(Cl) atomuyla birleşirse,
Sodyum Klorür (NaCl) bileşiğini oluşturur.Bileşiklerin Özellikleri

İki veya daha fazla atomdan oluşur.
Bileşik oluşurken kimyasal değişim gerçekleşir.
Bileşiği oluşturan atomların kimlikleri değişir.
Bileşiği oluşturan atomlar belli oranlarda birleşir.
Bileşiği oluşturan atomlar kimyasal yollarla birbirinden ayrılabilir.
Bileşikler formüllerle gösterilir.
Saf maddedirler.
Belirli bir erime kaynama noktaları vardır.

Bilinen 120′ye yakın atom çeşidi olmasına karşın sayılamayacak kadar çok bileşik vardır.
Atomlar 2′li, 3′lü, 4′lü veya çok daha fazla sayıda birleşerek bileşikleri oluştururlar.

Bilinen Bazı Bileşikler

Su, Tuz, Şeker, Etil Alkol, Karbondioksit, Asitler vb.

Karışımlar

Karışım Nedir?
İki veya daha fazla madde aralarında kimyasal bağ olmadan bir araya gelirse bu karışım olur.
Örneğin tuz ve şekeri bir kaba koyarsak aralarında kimyasal bağ gerçekleşmez. Tuz hala tuz, şeker hala şekerdir. Sadece iç içe geçmiş durumdadırlar.
Soluduğumuz hava da bir karışımdır.
Havada Azot, Oksijen, karbondioksit gibi gazlar bulunur.Yukarıda hava karışımının içinde bulunan tanecikler görülmekte. Hava çeşitli bileşik ve elementlerden oluşmuş bir karışımdır.

Karışımı oluşturan tanecikler birbirinden ayrıdır, yani aralarında bağ yoktur.

Doğadaki çoğu madde karışım özelliğindedir.
Örnek verecek olursak yiyeceklerin neredeyse tamamı, hava, çeşme suyu, denizler, toprak, tahta, ağaçlar vb. birer karışımdır.

Gördüğümüz gibi doğadaki maddelerin büyük çoğunluğu karışım halinde bulunur.

Karışımların Özellikleri

Karışımı oluşturan maddeler kimyasal özelliklerini kaybetmez.
Karışımlarda fiziksel değişim gerçekleşir.
Karışımların belirli bir erime-kaynama noktası yoktur.
Karışımların belirli bir birleşme oranı yoktur.
Karışımlar formül veya sembolle gösterilmez.
Karışımı oluşturan maddeler fiziksel yollarla ayrılabilirler. Bu yöntemler buharlaştırma, süzme, eleme, suda yüzdürme, mıknatısla çekme, ayrımsal damıtma, ayırma hunisi vb.

Karışım türleri

Heterojen Karışım – Adi Karışım

Karışımı oluşturan maddeler karışımın her yerinde eşit olarak dağılmıyorsa bu tür karışımlara heterojen karışım denir.
Heterojen karışım her yerinde aynı özelliği göstermez.
Örneğin kum ve su karışımını düşünelim.
Kum dibe çöker su ise üstte kalır. İki madde tam olarak birbiri içinde dağılmaz. Karşımın üstünde su altında ise kum vardır.

Heterojen Karışıma Örnekler
Toprak, Tebeşir tozu+su, sıvı yağ+su, tuz+şeker, çorba, yemekler, odun talaşı su karışımı vb.

Homojen Karışım – Çözelti

Karışımı oluşturan maddeler karışımın her yerinde eşit olarak dağılmışsa bu bir homojen karışımdır.
Homojen karışım her yerinde aynı özelliği gösterir.
Örneğin çeşme suyu, su ve minerallerden oluşan bir karışımdır.

Bir bardak suyu düşünelim. Bardağın üstü, altı, sağı solu, yani, her yerinde aynı özellikte su bulunur. Demek ki çeşme suyu homojen bir karışımdır.

Homojen Karışıma Örnekler
Tuzlu su(karıştırılmış), şekerli su, kola, gazoz, hava, metal alaşımları (çelik, pirinç, lehim), kolonya, sirke, tentürdiyot, çeşme suyu.

Homojen karışımlarda yani çözeltilerde karışımın çok iyi gerçekleşmesinin nedeni karışımı oluşturan maddelerden birinin diğerinin çözmesidir.
Örnek verirsen tuzlu suyu düşünelim.
Su, tuzu içinde çözer. Yani homojen şekilde karıştırır.

Çözücü ve çözünen örnekleri:
Tuzlu su ————  Çözücü : Su,  Çözünen : Tuz
Mürekkepli su —– Çözücü : Su,  Çözünen : Mürekkep
Çay  —————– Çözücü : Su,  Çözünen : Çay
Çeşme suyu  ——- Çözücü : Su,  Çözünen : Mineraller

Çözücü ve çözüneni bulurken zorlanırsak şu önemli noktaları hatırlamalıyız:

Sulu çözeltilerde su her zaman çözücüdür.
Su olmayan çözeltilerde karışımda hangi maddenin oranı daha fazlaysa çözücü o maddedir.


 

1. Elektriği iletme özelliğine göre çözeltiler

A- ELEKTROLİT ÇÖZELTİ
Elektrik akımını iletebilen çözeltilerdir.
Limonlu su, tuzlu su, sirkeli su elektrolittir.
Elektrolit çözeltilerde çözünen madde +, – yüklü iyonlara ayrışarak çözünür. İletkenliğin nedeni budur.

B- ELEKTROLİT OLMAYAN ÇÖZELTİ
Elektrik akımını iletmeyen karışımlardır.
Şekerli su, alkollü su, hava elektrolit değildir.
Elektrolit olmayan çözeltilerde çözünen madde yüksüz moleküllere ayrılarak karışır. Bu nedenle elektriği iletmez.

2. Çözünen Madde Miktarına Göre Karışımlar

A- DERİŞİK ÇÖZELTİ
İçinde çözünen madde daha çok olan çözeltidir. Örneğin aynı miktarda iki bardak çaydan içine daha fazla şeker koyulan diğerinden daha derişiktir.

B- SEYRELTİK ÇÖZELTİ
Seyreltik Çözelti içinde çözünen miktarı az olan karışımdır.
Aynı miktardaki iki bardak çaydan içine daha az şeker atılan seyreltiktir.

3. Fiziksel Hale Göre Çözeltiler

Çözeltileri oluşturun karışımlar katı-sıvı-gaz olabilir.
Örneğin şekerli su çözeltisi bir katı-sıvı çözeltisidir. Şeker katı, su ise sıvıdır

Molekül nedir? Moleküllere Örnekler
 Molekül, birbirine bağlı gruplar halindeki atomların oluşturduğu kimyasal bileşiklerin en küçük temel yapısına verilen addır.

İki ya da daha fazla atom birbirleri ile kimyasal bağ yaparlarsa molekülleri oluştururlar.
Atomların aynı ya da birbirinden farklı olmasının bir önemi yok.

İki ya da daha fazla elementten oluşan moleküller, bileşik olarak adlandırılır.
Su, kalsiyum oksit ve glukoz; bileşik olan moleküllerdir.
Bütün bileşikler moleküldür ama bütün moleküller bileşik değildir.

Molekül ne değildir ?

Tek atomlu elementler molekül değildir. Tek bir oksijen atomu O, bir molekül değildir.
Oksijen, başka bir oksijen atomu ile (O 2, O 3 gibi) ya da farklı bir element ile (karbondioksit, CO2 gibi) bağ yaptığında molekül oluşur.


Bileşik Nedir? Bileşik Örnekleri

Karışımlar – Karışımların Ayrıştırılması

Evsel Atıklar ve Geri Dönüşüm

İyon – Anyon – Katyon – Konu Anlatımı

Check Also

EVSEL ATIKLAR VE GERİ DÖNÜŞÜM

                            Evsel ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

istanbul escort-